|
|
| |
|
Ana
Sayfa
RSS
Güncel Sayı
Eski Sayılar
Haberler
Yazılar
Müzik
Müzik
Haberleri
Bloglar
Forum
Galeri
Linkler
Destek
Hakkımızda
 |
| |
|

host by orbilhost

|
|
|
|
 |
YENI SAYI!!!
Stereo Mecmuasının yeni sayısı yayında;
Müzik Özel V. Bu sayımızda kapak konumuz Tom Waits. Ayrıntılı
yazımız Sn. Aydın Eroğlu tarafından hazırlandı. Bu sayımızda tüm
okuyucularımız tarafından beğenileceğine emin olduğumuz küçük bir
hikayemiz var. Nat Hentoff’un yazdığı, Gunther Schuller’in 1962’de
müziğe aldığı hikaye Sn. Bruno Manusso tarafından dilimize çevrildi.
Cazı Öğrenen Bir Çocuğun Hikayesi yeni sayımızın en keyifli
yazılarından bir tanesi. Bu sayımızda ayrıca Bülent Şaman'ın kaleminden
çok ayrıntılı bir ABBA Biyografisi de okuyabileceksiniz.
Geçtiğimiz sene çok sayıda ödül alan Madame Butterfly kaydı,
Müzeyyen Senar – Saklı Şarkılar 1934-1996, Jazz at the Philharmonic in Europe,
ve doğumunun 100. yılında Django Reinhardt yeni sayımızın
diğer konu başlıkları. Tabii ki bu kadar değil, her müzik tarzından
albümleri sizler için inceledik. Timuçin Şahin'den Stefano
Bollani'ye, Jimi Hendrix'ten Neil Young'a çok sayıda
CD ve plak incelemesi her zamanki gibi Stereo Mecmuası Müzik Özel'in
yeni sayısında sizleri bekliyor. Tüm yazıları, ister bilgisayarınıza
indirerek okuyun, isterseniz web sitemizden takip edin, isterseniz flash
versiyonumuzla bir dergi gibi okuyun. Söylemeye gerek var mı,
bilemiyoruz ama Stereo Mecmuası Müzik Özel tabii ki yine "ücretsiz" Yeni
sayıya ulaşmak için
tıklayınız
|
|
|
|
 |
Tom Waits, Paslı Bir Bıçak
Yazımıza zihinlerde Tom Waits’in sesini en iyi anlatan tanımlardan birinin
sahibi olan eleştirmen Daniel Durchholz’un sözlerini elimizden geldiğince
çevirmeye çalışarak başlayalım “Önce bir fıçı burbona daldırıp, 3-5 ay
tütsülenmeye bırakıldıktan sonra, sokağa atılıp üzerinden arabayla geçilmiş
gibi“ ("like it was soaked in a vat of bourbon, left hanging in the
smokehouse for a few months, and then taken outside and run over with a
car”)
Bense Tom Waits’i paslı bir bıçağa benzetirim.. İnsanın içine girmesi de
zordur, girdikten sonra çıkması da... Tom Waits’in kendine has sesine eşlik
eden müziği ve sözlerine gelince, belirli bir sınıfa sokmaktansa kışkırtıcı
ve hatta saldırgan özellikleri ile sesi kadar olmasa da kendine özgü bir
tarz demek çok yanlış olmaz. Devamını okumak için
tıklayınız
|
 |
Cazı Öğrenen Bir Çocuğun Hikayesi
Nat Hentoff’un yazdığı, Gunther
Schuller’in 1962’de müziğe aldığı hikaye: Bu Eddy Jackson’un hikayesi –
Caz’ı öğrenen bir çocuğun hikayesi. Çok küçük yaşta bile Eddy Jackson’un
kuvvetli müzik sezileri vardı. Babası şarkı söylediğinde Eddy inlerdi.
Annesi şarkı söylediğinde Eddy’nin yüzünde güller açardı. Beş yaşında
kendi oyuncak trompeti vardı. Altı yaşında ona kendi gibi ufak ama sağlam
bir pikap hediye edildi. Yedi yaşında ise gittikçe artan müzik açlığını
doyurmak için transistörlü bir radyo eklendi. Aniden, bir gün Eddy odasının
kapısına geniş ve koyu harflerle “GİRMEYİNİZ - MÜZİK YAPILIYOR” yazılı bir
levha yapıştırır. Ve kapısını kapatır. O günden bu yana her öğleden sonra
saat 3 ve 6 arası o levha kapıya asılmış olur. Kapının arkasında Eddy’nin
anne ve babası trompet veya pikap veya radyonun seslerini duyabiliyorlardı.
Çoğunlukla da 3'ü aynı anda duyulurdu. En fazla sesi çıkaran, uzak ara,
trompetti. Kısa süre içerisinde Eddy’nin gerçek bir trompeti oldu ve de
müzik zevkleri onun kadar güçlü olan gerçek bir öğretmeni. Başlarda basit
gamlar yavaşça havaya uçar ve sakince geriye gelirlerdi, bazen arada
tökezleyerek. Sonrasında gittikçe zorlaşan gamlar hızla tırmanıp baş
döndürücü hızla geri gelirlerdi, öyle egzersizler vardı ki, notalar sanki
bir spiral şeklinde tüm odayı kaplayıncaya dek havalanıyorlardı. Devamını
okumak için tıklayınız
|
 |
Madame Butterfly
Opera Dünyasının cankurtaran simitlerinden
biridir Madame Butterfly.. Gerek şirketler gerek sanatçılar için geride
kalmanın ileri adımı, ticari anlamda biraz nefes almanın önemli can
simitlerindendir. Fakat durumlar artık eskisi gibi değil. Firmalar bir opera
kaydına girmeden önce kırk ölçüp bir biçiyorlar. Tam teşekküllü bir opera
kaydının bedeli aşağı yukarı 450.000 Pound. Üstelik korsan almış başını
gidiyor. Buna bir de opera izleyicisinin ve bağlı olarak CD alıcısı
sayısının ciddi düşmesi eklenince atılan adımların tedirginliğini tahmin
etmek hiçte zor olmasa gerek. Son Gramaphon ödülünü alan Pappano
yönetimindeki ve A. Gheorghiu katılımlı Butterfly'ın kayıt öyküsü de benzer
özellikler gösteriyor. Anekdotlar şöyle: Proje öncelikle Almanya'da
düşünülüyor. Maliyetler artacağından, vazgeçiliyor. Londra gündeme geliyor.
Yine maliyetler yapımcıların belini büküyor. Devamını okumak için
tıklayınız
|
 |
Müzeyyen Senar – Saklı Şarkılar
1934-1996 LP
Müzeyyen Senar, Türk Sanat Müziğinin yaşayan en önemli isimlerinden bir
tanesi hatta en önde geleni. 16 Temmuz 1918 tarihinde Bursa'da doğan
Senar'ın plak kapağında yer alan ilginç bir hikayesi var. “Babası Cerrah
adıyla tanınan Mehmet Efendi, annesi Zehra Hanımdır. 1909 yılında evlenen
çiftin üç çocukları olur. İsmet hanım, Hilmi Bey ve Müzeyyen. Çocukluğunu
Bursa'da geçen Müzeyyen'in başına iki önemli olay gelir. Birinde saçları
yanar. Tedavisi için en çok yardımcı olan ise komşuları Celal Bayar'ın eşi
Reşide hanımdır. Bir süre sonra da bir sabah uyandığında konuşamaz hale
gelir. Hala kekemeliğinin izleri bugün bile konuşmalarında hissedilmektedir.
Anne ve babası o henüz 11 yaşında iken ayrılır. Anne İstanbul'a göçer. Anne
hasretine dayanamayan Müzeyyen kaçarak İstanbul'a gelir ve annesine kavuşur.
İlkokula orada devam eder. Henüz 14 yaşında iken Üsküdar Musiki Cemiyetine
kaydolur. Oradan da Kadıköy'deki Şark Musiki Cemiyetine geçer. Devamını
okumak için tıklayınız
|
|
|
|
|
Sponsor Linkler |
|
|
|
Sponsor Linkler |
|
|
|
|

|
ABBA Biyografisi
Bazı gruplar vardır, bunlar kurulup faal müzik
yaparken daha klasikleşir ve sonradan müzik dünyasından ayrılsalar da
unutulmazlar asla. Mesela The Beatles, Pink Floyd ya da bu yazıda konu
edeceğimiz ünlü İsveçli pop grubu ABBA gibi. Grup 1972 yılında dört İsveçli
müzisyen-Anni-Frid Lyngstad (Frida), Björn Ulvaeus, Benny Andersson ve
Agnetha Fältskog (Anna)- tarafından oluşturulmuştu. 1972 ve 82 arasında
dünya müzik listelerinde fırtına gibi estiler.Grup uluslararası ününü basit
sözlerden oluşan akılda kalıcı ve insanı etki altında bırakan ritmler sahip
parçalarla kazandı. Benny Andersson (doğum: 16.12.1946 Stockholm, İsveç)
henüz 18 yaşındayken popüler İsveçli pop-rock grubu The Hep Stars’ın bir
üyesi idi. Devamını okumak için
tıklayınız
|
 |
Jazz at the Philharmonic in Europe
Jazz at the Philharmonic, (bundan sonra JATP olarak anılacak) Verve plak
şirketinin kurucusu Norman Granz'ın ortaya çıkardığı bir fikirle başlamış
uzun soluklu bir caz turnesi olarak tanımlanabilir. Uzun soluklu derken
hemen küçük bir ayrıntı verelim, 1944 ile 1983 yılları arasında dönem dönem
bu turneler yapılmaya devam etmiş. İlk turneler ABD ve Kanada'da yapılmış ve
1950'lerin başlarında Avrupa'da programa alınmış. Hatta uzakdoğu turneleri
bile var. Bu turnelerin altın dönemleri 1960'lara kadar devam etmiş. Bu
turnelerde verilen konserler sırasında çok sayıda kayıt yapılmış. Bunların
bir kısmı yayınlanmış. Bu arada turnelere farklı yıllarda katılan isimler
dudak kabartan cinsten. Kısa bir liste vermek gerekirse; Louie Bellson, Ray
Brown, Benny Carter, Buddy DeFranco, Harry "Sweets" Edison, Roy Eldridge,
Ella Fitzgerald, Stan Getz, Dizzy Gillespie, Lionel Hampton, Coleman
Hawkins, Billie Holiday, Illinois Jacquet, Hank Jones, Jo Jones, Barney
Kessel... Devamını okumak için
tıklayınız
|

|
Django Reinhardt Rétrospective CD
Bu sayımızın albüm incelemelerine Django
Reinhardt ile başlamak istiyoruz. Bu yıl Django Reinhardt'ın doğumunun tam
100. yılı. Jean Baptiste "Django" Reinhardt, (doğumu 23 Ocak 1910 - ölümü 16
Mayıs 1953) 43 yıl süren kısa yaşamında müzik tarihine sayısız önemli beste,
harika albümler bırakmıştır. Bir çok eleştirmen (ülkemizde de bol miktarda
mevcut) nedense Django'nun müziğini pek sevmez hatta bir çoğu için Nuages
dışında kayda değer bir bestesi yoktur. Bir müziksever olarak bence herkes
kendi bakış açısına göre dinleyip kararını vermeli. Neyse biz Django
konusuna geri dönelim. Müzisyen Belçika'lıdır. Ancak müzik yaşamının büyük
bölümü Fransa'da geçmiştir. Zaten Belçika'nın güneyi ve Fransa'da yaşayan
çingenelerin birbirlerinden hiçbir farkı yoktur ve kültürel olarak kardeş
sayılırlar. Django, 18 yaşında yaşadığı karavanda çıkan yangın sonunda sol
elinin yüzük ve serçe parmağını kullanamaz hale gelmiştir. Devamını okumak
için tıklayınız
|

|
Wharfedale Diamond 10.1
Profesyonel müzisyen arkadaşlarımla bir araya
geldiğimde fırsat buldukça kendi enstrümanlarının yer aldığı eserleri veya
eser bölümlerini dinletirim... Duydukları seslerde ne gibi analizler
yapacakları benim için önem taşır. Uzun süreli bu testlerimin sonunda benim için
ilginç olacak sonuçlar ortaya cıkmıştır. Mesela arkadaşlarımın neredeyse
tümü her zaman için iki yollu stand mount veya floorstand hoparlörlerden
keyif almışlardır. Hoparlör sayısı arttıkça hoparlör büyüdükçe sürekli
rahatsız olmuşlardır. Bu seçim aslında benim kişisel tercihlerim
olduğu için çoğunlukla iki yollu hoparlörler ilgimi çekmiştir. Devamını
okumak için tıklayınız
|

|
Van Der Graaf Generator
Aschaffenburg Konseri
70’li yılların yeniden bir araya gelmiş ünlü toplulukları Almanya’da küçük
şehir ve kasabaları aralıksız gezerler ve küçük salonlarda hayranları ile
bütünleşmiş olarak konserler verirler. Frankfurt’un 40 km doğusunda bulunan
Aschaffenburg kentindeki Colos Saal bu salonların en tanınmışlarından
biridir. (Burada daha önce 2003 yılında Paul Carrack’ı “It Ain’t Over”
turnesinde izlemiştim.)Soğuk ve yağmurlu Ocak gecesi kapıda elimizin üstüne
salona tekrar çıkıp girilmesini kolaylaştırmak için kocaman mürekkepli
damgayı vurdular. Dinleyici sayısı salonu tam dolduracağı için bütün masa ve
sandelyeler kaldırılmıştı. Salon yavaş yavaş dolmaya başladı.. Devamını
okumak için tıklayınız |

|
Cannonball Adderly -
Cannonball's Sharpshooter LP
Cannonball Adderly kuşkusuz caz
dünyasında yetişmiş olan önemli saksafon virtüözlerinden biri. Gençliğinde
tenor saksafoncuları dinleyerek kendi sitilini oluşturan Adderly' nin
etkilendiği önde gelen sanatçılar Coleman Hawkins, Ben Webster, Chu Berry ve
Don Byas olmuştur. Sanatçı" Charlie Parker'da beni etkilemiştir, çocuk
yaştayken onun sololarını taklit ederdim" der. Gerçekte en iyisi Adderly'nin
alto saksafonunu ön yargısızca kendi eşsiz yorum ve sitiliyle dinlemek en
doğru yol olsa gerek. Hawk ve diğer büyük ustalar gibi onunda sitilinde
akıcı bir şekilde gelen kombine yorumlar bulunur, pasajlar yavaştan hızlıya
belli bir kontrast ile geçer. İyi bir örnel bu albümde What's New' da
görülür tatlı melodiyi alır ve bunda süslü hatta barok tarz bir yapı
yaratır.
Devamını okumak için
tıklayınız
(Yeni sayfada açılır) |
|

|
Cardas
Clear Light Interconnect
Hifi ile uğraşıp George Cardas adını duymamış
kimse yoktur herhalde. Kabloları, ilginç aksesuarları ve farklı ürünleri ile
bir çok kişinin tanıdığı Amerikalı tasarımcı bir süre önce kendisini emekli
etmişti. 2 yıla yaklaşan bu dönemde anlaşılan tasarımcı rahat durmamış ve
yine yapacağını yapmış. Tasarımcı uzunca bu dönemin sonunda bir sürü
yenilikle geri döneceği pek kimsenin aklına gelmemiştir herhalde. İlk
sinyaller bundan bir sene önce gelmeye başlamıştı. Cardas'ın tamamen yepyeni
bir seri üzerinde çalıştığı haberlerini bundan neredeyse tam bir sene önce
Stereo Mecmuası Haberler
bölümden sizlere aktarmıştık. O dönemde kablo ile ilgili bazı detaylar
vardı ancak zaman ilerledikçe ortaya çıkan yeni kabloların klasik Cardas
anlayışına bazı yenilikler getirdiği belli olmaya başladı. İsterseniz kısa
bir şekilde yeni kablolara bir göz atalım. Devamını okumak için
tıklayınız
|
 |
Digital Analog Çeviriciler;
Conversion & Analog Filtering
Sinyal sayısal’dan analog’a dönüştürülme esnasında elemanlar birbirini
etkilemesin, gürültü oluşmasın diye elektriksel seviye genellikle çok düşük
tutulur ve akım prensibiyle çalışılır. Bu sinyalin çıkışa verilmesi
olanaksızdır, yükseltilmesi gerekir ancak bunun istisnaları da vardır.
Örneğin BB PCM56 dac entegresinin içine yerleştirilmiş olan opamp’ı
sayesinde bu entegre direkt olarak dışarı çıkış verebilir. Analog’a
dönüşümden hemen sonra analog değer yükseltilirken ilk aşamada pek çok
üretici opampları tercih eder, çünkü opampların giriş empedansları çok
yüksektir ve dolayısıyla giriş işaretine olan etkisi minimal olur,
orijinalliği bozulmaz. Bu işlem aslında bir akım gerilim dönüşümüdür, o
yüzden I/V conversion ( I (akım) V (Gerilim)) olarak adlandırılır. Devamını
okumak için tıklayınız |

|
Micro Mega
IA60 ve CD10
Yıllar önce audio mağazalarının minimalist seçkin örneklerinden biriydi
Micro Mega. Benim için bu isim çok ilginç bir anlam taşıyordu çünkü aynı adı
taşıyan dental ürünleri muayenehanemde büyük bir mutlulukla kullanıyordum.
Yine Fransız kökenliydi ama firmaların arasında bir bağlantı yoktu. Mikro Mega ilk döneminde özellikle CD
çalıcılar ile ön plandaydı son derece iddialı modeller ile piyasada boy
gösteren Micro Mega'lar metal, cam veya pleksi birleşimine çok başarılı
audio topolojileri ile anlam katıyordu..Ucuz muydu ? derseniz kesinlikle
“hayır” derdim. Micro Mega'yı o dönemde az da olsa başarısız kılan
etkenlerden biriydi. O fiyatlara çok daha üst sınıf seçenekler vardı. Derken
kötü günler geldi CD transportlarındaki arka arkaya baş gösteren arızalar,
yazılımlardaki problemler Micro Mega'nın ani çöküşüne yol açtı. Devamını okumak için
tıklayınız |
 |
Digital Analog Çeviriciler;
Digital’den Analog’a Çevirimim
Digital’den Analog’a dönüşümde kullanılan entegrelerde temel olarak iki ayrı
teknik kullanılır. 1 Bit Dac’lar ve R-2R Dac’lar. 1 Bit dac’ların 2-3 bit
olarak türevleri de bulunur ama temelde bunlar da Delta Sigma modulasyonu
kullandıkları için aynı sınıfa girerler. R-2R dac’lar word genişliği kadar
biti bir anda process edip analog değere erişirler. Bir sonraki analog değer
de aynı yöntemle hesaplanır ve genelde bir integratör yöntemi vasıtasıyla
peşpeşe gelen iki analog değer smooth’laştırılır ve akıcılık sağlanır. 1 Bit
dac’lar tamamen farklı çalışırlar. Aslında standard 16 bitlik PCM Redbook cd
formatı R-2R dac’lara çok uygunken 1 bit dac’lara bu yapı hiç uymaz 1 bit’in
kodlaması çok farklıdır. 1 bit kodlamayı sacd medyasında dsd olarak
görebiliriz. Devamını okumak için tıklayınız
|
|

|
Digital Analog Çeviriciler
Upsampling & Digital Filtering Bölümü
Öncelikle hemen belirtmek gerekir
ki bazı NOS DAC kutularında bu kısım hiç yoktur. Örneğin DIY olarak yaygın
bir şekilde TDA154X dac entegreleriyle DAC kutusu yapanlar upsampling ve
digital filter çoğunlukla kullanmazlar. Ama esasen 16 bitlik çok eski bu dac
entegreleri için dahi zamanında upsampling chip’leri yapılmıştır. Örneğin
SAA7220 upsampling chip’i TDA1541 dac entegresiyle birlikte kullanılır ve
word genişliğini arttırmadan 4x upsampling yapabilme özelliğine sahiptir.
Buradan da TDA1541’in 176 Khz’e kadar digital data kabul ettiğini
anlayabiliriz. Upsampling & Digital Filtering yapan entegrelerin bir başka
adı da interpolating digital filter’dır. Upsampling olayı aslında bir tür
interpolasyondur. Devamını okumak için
tıklayınız |

|
Sade - Soldier Of Love
Benim bloğu takip eden sıkı okurlar bilir. Nijerya asıllı Sade Adu benim
favori seslerimdendir. Sade isimli grubu ile cidden son 25 yıldır akılda
kalıcı ve kaliteli Soul/caz çalışmaları yapmıştır. Sanatçı beşinci albümü ki
bu albümde unutulmaz Kings of Sorrow yer alır, Lovers Rock'tan bu yana yani
2001 yılından beri derin bir sesizlik içindeydi hatta müzik yapacak mı diye
düşünmeme sebep olmuştu. Geçen 10 yıl boyunca dünya değişti, olaylar
farklılaştı ama neyse ki Sade grubu ve tabii Sade Adu 25 yıldır oldukları
doğru çizgide devam ettiklerini bu yeni albümlerinde ortaya koymaktalar.
Albüm The Moon and The Sky ile başlamakta, parça sevdiği erkeği kaybeden bir
kadını ve yalnızlığını anlatmakta parçadan etkileyici birkaç dize...
Devamını okumak için
tıklayınız (Yeni sayfada açılır) |

|
ProGold Conditioning
Treatment
Bu yazımda sizlere ilginç bir tweak'ten
bahsedeceğim. Buna tam anlamıyla bir tweak demek doğru olmayabilir.
İngilizce “Conditioning Treatment” denilen terim dilimize nasıl çevrilmeli
bilemiyorum, isterseniz biz kısaca iyileştirme diyelim. Bu yazımızın konusu
oldukça kolay uygulanabilir bir “iyileştirme” Ürünümüzün adı ProGold
Conditioning Treatment. Öncelikle ne işe yaradığından kısaca bahsetmek
isterim. Ürün özellikle ara bağlantı kablosu, hoparlör kablosu, elektrik
kablosu gibi farklı kabloların dişi ve erkek konektör/soketlerinde,
cihazlarımızda bulunan giriş, çıkış, elektrik ve benzeri konektör/soketlerde
kullanılıyor. Ürünün endüstriyel cihazlarda da kullanılabiliyor, internetten
arama yaptığınızda endüstriyel kullanımla ilgili çok sayıda yazıya denk
gelebiliyorsunuz..
Devamını okumak için
tıklayınız |
 |
Digital Analog Çeviriciler
Nedir, Input Bölümleri
Neredeyse 30 yıldır profesyonel ve hifi ses sistemlerinde DAC'ları
görmekteyiz . Ayrı bir kutu şeklinde veya
bir
cd player'ın içerisinde karşımıza çıkmaktalar . İlk yıllarında 12 bitlik ve
14 bitlik sonra 16 bitlik , şimdi ise 32 bitlere ve hatta 64 bitlere varan
DAC'lar bulunmakta. Ayrıca farklı bir teknolojiyle çalışan 1 bitlik DAC'ları
da unutmamak gerekir. DAC'ları farklı şekilde sınıflandırabiliriz . Digital
Analog çevirim tekniklerine göre , upsampling yapıp yapmadıklarına göre veya
çıkışının lambalı , discrete transistorlu veya opamplı olmasına göre.
Esasında hemen bütün DAC'lar belli modüllerden oluşur ; Input katı, Digital
Filter ve Upsampling katı , Digital-Analog dönüşüm katı ve çıkış katı .
Şimdilerde pek çok DAC neredeyse bir pre-amplifikatör seviyesinde çıkış
verebiliyor. Hatta bazılarında 4-5 Volt'luk çıkış seviyesi dahi
görülebiliyor. DAC modüllerini tek tek incelersek.. Devamını okumak için
tıklayınız
|

|
DIY Phono Pre “Pasific RIAA”
Sizlere tanıtmak istediğim DIY tasarım ve buna bağlı olarak yaptığım cihaz,
plak ve pikap satışlarının tekrar arttığı şu günlere uygun düşecek bir pikap
preamplifikatörü. Lütfen benim çirkin kutuya bakıp da bir yargıya varmayın,
lütfen okuyun ve DIY yapabiliyorsanız çok zarif bir kutuda yapın. Eminim,
Stereo Mecmuasını okuyan bir çok kişi, Fransa’da ve hemen hemen Avrupa’da
Single Ended amplifikatör akımının tekrar ortaya çıkmasına neden olan audio
tasarımcı, audio eleştirmeni ve dergi editörü Fransız/Japon Jean Hiraga’yı
ve kendinin ve diğer öncü tasarımların sergilendiği, dinlettildiği ve
satıldığı aynı zamanda audio-severlerin buluşma yeri olan “Le maison de
L'Audiophile”i duymuştur. Devamını okumak için
tıklayınız |

|
Rogue Audio Cronus Entegre
Amplifikatör
Bazı hifi markaları vardır, bir pazarda şansları bir türlü tutmaz.
Ülkemizdeki hifi pazarında da bu tarz bahtsız markalar var ne yazık ki.
Bugün sizlere o markalardan bir tanesinden bahsedeceğim;
Rogue Audio. Rogue Audio bildiğim kadarı iki kez ülkemizde raflarda boy
gösterdi. İlk boy gösterişinin hikayesini tam olarak bildiğimi
söyleyemeyeceğim. Ancak ilk girişim Lotus Hifi (Günümüzde Lotus Concept)
tarafından yapılmış yanılmıyorsam. Sanırım bu dönemde pek başarılı bir satış
grafiğine ulaşmamış. Önümüzdeki aylarda yapacağım İstanbul ziyareti
sırasında Tunç Bey'le denk geldiğimizde hikayeyi birinci ağızdan öğrenir,
gerekirse düzeltme yaparım.
Devamını okumak için
tıklayınız |
 |
Miles Davis - Bitches
Brew
Miles Davis ismini günümüzde
tanımayan yoktur sanırım. Sadece caz müzikle uğraşanlar değil müzik dinleyen
hemen herkes mutlaka duymuştur ismini. Meraklılara en sevdiğiniz Miles Davis
albümü nedir diye sorduğunuzda cevaplar genelde çok çeşitli olmuyor. Genelde
herkesin verdiği cevap “Kind Of Blue” olur. Bana sorarsanız ise 1968-1970
arasındaki dönemdeki kayıtlarını çok severim. 1968 yılından itibaren
başlayan Miles Davis'in elektrikli enstrümanlar ile tanıştığı dönem çoğu
eski nesil caz eleştirmeni tarafından hiç sevilmeyen hatta nefret edilen bir
dönemdir. Müzik dinleyicileri için ise alışılagelmiş Miles Davis müziğinden
oldukça farklıdır. Bu yıllarda yaptığı albümleri belki bir çok müziksever
dinlememiştir. Neyse konuyu uzatmadan isterseniz önce Miles Davis'in
hayatına kısaca bir göz atalım. 1926'da doğan müzisyenin müzik kariyeri daha
16 yaşındayken başlar. Küçük gruplarda çalar ve okula gitmediği zamanlarda
üye olduğu müzik kulubünde takılmaya başlar. Devamını okumak için
tıklayınız
|

|
Türkiye'de Hifi Sektörünün 2009
Yılı Yorumları
Koskoca bir yıl geride kaldı. 2009'a güle güle 2010'a ise merhaba dedik. Bu
sene uzun zamandır yapmak istediğimiz bir şeyi yapıyoruz. 2009 yılını
ülkemizdeki hifi firmalarının bakış açısından sizlerle paylaşıyoruz.
Ülkemizdeki tüm hifi firmalarına sorularımızı gönderdik. Gelen cevaplar
mikro düzeyde hifi dünyamızın 2009 yılına bakışını oluşturacak. Sanırım tüm
firmalarımızdan yorumlar elimize ulaştığında genel bir tabloyu hep birlikte
görme şansımız olacak. Bu arada mailllerimizin spam düşme olasılığı
olduğundan sorularımızın eline ulaşmadığı firmalarımız
iletişim bölümümüzden bizlere
ulaşabilirler. Sorularımız şunlar.1-Merhabalar, 2009 yılı firmanız açısından
nasıl geçti. Bu sene ülkemizdeki meraklılarla hangi yeni markaları
buluşturdunuz ve geri dönüşler/ tepkiler nasıldı? 2-Bu sene temsil ettiğiniz
firmalardan öne çıkan veya odyofillerin en çok talep gösterdiği
ürünler
nelerdir?
Devamını okumak için tıklayınız
|
 |
2A3 Tube Rolling Coşkusu!
Tube Rolling Coşkusu ilginç bir başlık değil mi? Tube Rolling günümüzde bir
çok insan için fazla anlam ifade etmiyor olabilir ancak vakum tüplü ampli
(lambalı yerine bu terimi kullanıyoruz
uzun
zamandır) kullanıcıları için gerçek bir coşku, bir arayış ve gerçek bir
maceradır. Tube rolling en basit olarak, vakum tüplü ampli kullanıcılarının
farklı markalardan farklı tarihlerde üretilmiş veya birbirinin yerine tutan
vakum tüpleri denemesi şeklinde açıklanabilir. Ben ilk kapsamlı tube rolling
yazımı, bundan seneler önce, büyük bir keyifle kullandığım PrimaLuna
Prologue One amplifikatörüm için yazmıştım. Beni bir gün bile mutsuz etmeyen
bu amplifikatör 4 adet EL34, 2 adet 12AX7 ve 2 adette 12AU7'den oluşan bir
konfigürasyona sahipti.
Devamını okumak için tıklayınız |
|
|
| |
|
 |
Stereo Mecmuasi
sitesi Hakan Cezayirli tarafından
hazırlanmıştır, site içeriğinin lisanslaması Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License
ile yapılmıştır. Lisans hakkında daha ayrıntılı bilgi için http://stereomecmuasi.com/lisans.htm sayfasını ziyaret ediniz.
|
|
|
|
Eski Sayılarımızdan |
|
|
|
İlginizi Çekebilir |
|

Ülkemizden ve dünyadan en güncel Hifi ve High
End haberleri Ulaşmak için
tıklayın

Stereo Mecmuası Günlükleri... Ulaşmak için tıklayın
|
|

Ana Sayfamıza Dönmek İçin Tıklayınız
Stereo Mecmuası bir Hakancez
alamet-i Farikasıdır 2007-2008-2009-2010 Web Site V.3.0 |