|

Hifi Sözlük yazısı Hakan Cezayirli tarafından yazılmış olup, yazının lisanslaması Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License
ile yapılmıştır. Lisans hakkında daha ayrıntılı bilgi için http://stereomecmuasi.com/lisans.htm sayfasını ziyaret ediniz.
AAD
CD’ler üzerinde bulunan bu tanım kaydın ve master’ının analog formda
olduğunu fakat digital olarak saklandığını belirtir. Analog>Analog>Dijital.
AC-3
Daha çok Dolby Digital olarak bilinir.
ADD
Analog olarak kaydedilmiş fakat master ve saklama işlemlerinin dijital
olarak yapıldığını anlatan terimdir. Analog>Dijital>Dijital.
Alignment
Genelde pikapların iğnelerinin pikap izlerine ve kol yapısına göre ayarlanma
sürecine verilen İngilizce tanımlama. İyi hizalanmamış bir iğne, ses
kalitesine kötü etki edebileceği gibi ayrıca plağa da zarar verebilir. Bunun
haricinde kaset dekleri içinde hizalama önemlidir. Her ne kadar yeni
cihazlarda bu özellik olmasa bile, geçmiş dönemlerde bu cihazlarında okuma
ve yazma kafaları manuel olarak ayarlanabilmekteydi.
Amplifikatör
Müzik sistemlerinde ampli, (fransızca amplificateur) yükseltici anlamında
kullanılır. Kaynak cihazlardan (CD çalar, pikap gibi) çıkan ses sinyalleri
güçlendirerek hoparlörlere gönderme görevini üstlenir. Çeşitli mimariler ve
bu mimari özelliklere dayanan sınıflandırmalar mevcuttur. Asıl sınıflandırma
transistörlü yapıda olanlar ve vakum tuplu yani eskiden beri Türkçe'ye
yerleştiği şekli ile lambalı yapıda onlar. Bunlarla birlikte son yıllarda
yaygınlaşan (melez) tasarımlar da vardır. Yine bunlara ek olarak entegre
yapıdakiler, giriş/güç katı ayrı kasalar halinde üretilenler ve monoblok
(güç amplileri için) şeklinde ana yapıdan bağımsız alt sınıflandırmalar da
mevcuttur.
Analog
Dijital olmayan tüm platformlar için kullanılan tanımlamadır. Örnek olarak
plak, kaset ve manyetik bant verilebilir.
Anti-skating
Fizik kuralları gereği plak tonearm’ı merkeze doğru iter, bunu önleyebilmek
adına kullanılan parçaya ve teknolojiye anti skating denir. Bu karşıt kuvvet
uygulayan bir yay sistemi olabileceği gibi özel tasarlanmış ağırlık sistemi
de olabilir.
Balanced Connections
Üç pinli XLR konnektörünü kullanan bağlantı şeklidir. Aynı şekilde dijital
bir format olan AES/EBU bağlantısı içinde kullanılır. Bu bağlantı da negatif
ve pozitif topraklama ayrı ekranlanmıştır. Teorik ses kalitesi standart
bağlantıya göre daha yüksektir.
Banana Plug
Hoparlör bağlantısında kullanılan özel bir konnektördür.
Binding post
Hoparlör bağlantı terminallerine verilen isimdir. Kabloları kabul edebildiği
gibi, banana plug ve bunlar gibi diğer bağlantı yöntemleri içinde özel
olarak üretilmiş şekillerde olanları bulunmaktadır.
Bit
En küçük dijital veri depolama birimidir. DAC’lar tarafından ses sinyaline
dönüştürülür.
Bas
Alt frekanslar.
Bas reflex
Bas yani alt frekans seslerin daha inandırıcı olmasına yönelik tasarlanmış
bir hoparlör tasarım şeklidir. Hoparlör kabinin yapısı kullanılarak özel
tasarlanmış delikler ile (arkada veya önde olabilir) sürücülerin hava ile
etkileşimi sonuncunda oluşan basınç kullanılır. Günümüzde bu tasarım çok
sıklıkla kullanılmaktadır.
Biamping
Bir hoparlorün beslenmesi için eğer bu tarz kullanım uygun ise, crossover’ın
her bir girşinin ayrı amplifikatör ile beslenmesi anlamına gelir.
Dolayısıyla hoparlorümüzün arkasında eğer 2 set giriş var ise, her girişe
ayrı bir amplifikatör kullanarak sinyal verir isek, toplamda 2 adet stereo
power amplifikatör kullanmamız gerekir, eğer ki, monoblok power amplifikatör
ile sürmeyi planlıyorsak kullanmamız gereken ampli adedi dört olacaktır.
Biwiring
Biamping ile aynı mantığa sahip olsa da, genelde tek bir amplifikatör
kullanılarak uygulanmaktadır. Bir set yerine iki set kablo kullanılarak
yapılır.
Blu-Ray
Dokuz büyük elektronik firmasının oluşturduğu konsorsiyumun yeni dijital
depolama platformudur. 12cm Blu-Ray diskine, yaklaşık 27GB veri, 13 saat ses
ve 2 saat civarında da High Definition görüntü kaydedilebilir.
Bridging (Köprüleme)
Güç artırımı için sisteme bridge (köprü) modunda amplifikatör eklenmesidir.
Kullanılacak amplifikatörlerin mutlaka bu tasarıma sahip olması
gerekmektedir.
Cartridge (Kartuş)
Dilimizde bir çok farklı tanımlamaya sahip bir kavramdır. Kartuş yada iğne
genel olarak en çok kullanılanlardır. Plak üzerindeki izleri okuyan
parçadır. MM ve MC olmak üzere iki varyasyonu vardır.
CD Player
CD üzerine kaydedilmiş müzik verilerini okuyarak bunları analoğa çeviren ve
amplifikatöre aktaran cihazın ismidir. Bir müzik setinin parçası olabileceği
gibi sadece bu görevi üstlenmiş tek cihaz (ki bunlara deck denmektedir)
olarak da üretilmektedir. Bileşenleri ise, Kasa, dışarıdan elektriksel
etkiyi almaması için özel maddeler ile kaplanmış, alt kısmında titreşim
önleyici ayaklar bulunan parçadır. Üst düzey cihazlarda özellikle ayaklar
hem cihazın içindeki titreşim azaltılması hemde dışardan gelebilecek
titreşimin cihaz içerisinde sese olumsuz etki yapmamasına yönelik farklı
maddeler kullanılarak üretilirler. Kauçuk ve plastik bazlı özel maddeler
olabileceği gibi, özel metal sivri ayaklarda kullanılmaktadır. Çekmece,
CD'yi cihazın içerisine alan özel çekmecelerdir. Basit CD çalarlarda plastik
kullanılırken, özel cihazlarda alüminyum gibi farklı metallerden özel
mekanizmalar geliştirilmiştir. Ayrıca bazı üreticiler üstten yüklemeli
mekanizmalarında ayrıca bir kilitleme sistemi kullanarak istenmeyen
titreşimleri yoketmeye uğraşmaktadırlar. Geliştirilmiş en önemli çekmece
mekanizması TEAC firmasının geliştirdiği VRDS sistemidir. Motor ve göz
sistemi. CD üzerindeki veriler özel bir lazer ışını demeti ile okunurlar. Bu
mekanizmanın hareketini sağlayan özel bir mekanizma vardır. Ayrıca CD'nin
bağlı olduğu milin çevrilmesi de ayrıca başka bir motor mekanizması
tarafından gerçekleştirilir. Tüm bu mekanizmalara elektrik, transformatörler
vasıtası ile sağlanmaktadır. Üst düzey cihazlarda bu elektriksel yapı ayrıca
izole edilir, mekanizmalara da titreşim önleyici eklemeler uygulanır.
Dijital analog çevirim katı. Bir CD çaların en önemli parçalarından bir
tanesidir. CD üzerindeki veri amplifikatöre aktarılmadan önce mutlaka
analoga çevirilmelidir. Bu kat bu işlemi gerçekleştirmektedir. Şu an 24
bitlik özel çeviriciler kullanılarak ses kalitesinde önemli artışlar
sağlanmıştır. Burada analoga çevrilen veriler, farklı kablolama teknikleri
ile amplifikatöre aktarılırlar. Bugün için yoğunlukla kullanılan çıkış
tipleri: RCA, Toslink ve optik çıkışlardır.
CD
Sony ve Philips tarafından geliştirilmiş ve çok yoğunlukla kullanılan bir
dijital veri saklama medyasıdır. Gelişen ihtiyaçlar ile, kapasitenin
yetersiz kalması sonucunda yeni dijital platformlar geliştirilmeye devam
edilse de, uzun bir süre daha kullanılacak gibi görülmektedir.
CD-text
CD üzerinde kısıtlı bir alan üzerinde albüm ismi, şarkı ismi gibi
ayrıntıların kaydedilerek, kaynak tarafından ekranda gösterilebildiği bir
teknolojidir. CD’nin veri depolama kapasitesinin azlığından dolayı çok
yaygın olarak kullanılamasa da, yeni gelecek dijital kayıt medyalarında
benzer bir versiyonunun çok sıklıkla kullanılacağı düşünülmektedir.
CD-transport
CD Transport, günümüzde yaygın şekilde kullanılan standart CD çalarların ilk
dönemlerinden beri varolan sorunlarını çözmek amaçlanılarak üretilmiş çok
özel ve profesyonel bir cihazdır. Özellikle elektronik devre, transformatör
gibi bir çok farklı bileşeni içerinde barındıran tek kasada toplanmış bir CD
çaların, tüm bu bileşenlerin birbirleri ile oluşan etkileşimle genel ses
kalitesinde bir bozulma yaratacağı teorisinden hareketle, özel hi-fi
üreticilerinin bunları birbirinden ayırmaları ile ortaya çıkmıştır.Bilindiği
gibi bir CD çaların içerisinde mekanik ve elektronik olmak üzere 2 ana
bölüme ayrılabilecek bileşenler bulunmaktadır. Mekanik her bileşenin belli
bir titreşim yaydığının prensibinden hareketle özellikle dijitalden analoga
çevirim katında oluşabilecek olumsuzlukların önlemesi amacı ile bu mekanik
kısmın ayrıştırılması ile üretilir. İçerisinde çekmece denilen yani CD'nin
konduğu mekanizma, CD'nin üzerindeki verileri okuyan göz ve lazer ışını
üreten elektronik devreler ve bunların hareketini sağlayan mekanizma ve tüm
bu bileşenlerin gereksinim duyduğu elektriği sağlayan kablo ve
transformatörler tek bir cihaz içine toplanır. Bu cihaz sadece CD'nin
üzerine kaydedilmiş veriyi okur fakat hiçbir işlem yapmadan direkt olarak
ayrı bir cihaz olarak tasarlanmış D.A.C. yani dijital analog çeviriciye
aktarır. Bu bağlantı standart RCA kablolarla yapılabildiği gibi, optik
kablolarla da yapılabilmektedir ki, ses kalitesinde belirli bir artışı
sağlar. Bu tarz bir sistem minimum iki parçadan oluşur, CD Transport ve
D.A.C. katı. Bu çözüm dijital sinyallerin analoğa çevirimi için devrimsel
bir çözüm olarak kabul edilse de, çok pahalı ve sadece özel ses sistemi
üreticileri tarafından üretilmiş ve yaygınlıkla kullanılmayan özel bir
çözümdür. DVD'nin yaygınlaşması ile farklı üreticiler bu medya içinde benzer
çözümler üretmeye başlamışlardır.
Class A
Amplifikatör sınıflaması için kullanılır. Çıkıs katında devamlı akım
bulunur. Bunun getirisi olarak elektrik sarfiyatı çok yüksektir. Buna
karşılık en saf sese sahip oldukları düşünülür. Sesteki bozulma teorik
olarak en alt seviyededir
Class B
Çıkış elemanları işlemleri sıra ile yapar. Once eksi, akabinde artı yuklu
sinyalleri işlenir. Bu işlem günümüz teknolojisi ile yeterince hızlı
yapılamadığından pek kullanılmamaktadır
Class A-B
Çıkış elemanları sinyallerin sadece yarıdan fazlasını işler. Çıkış
elemanları Sınıf A'daki gibi tamamen akımla kaplı değildir. Bu sayede Sınıf
A'nın dezavantajları ortadan kaldırılmış olur. En çok kullanılan sınıftır.
Coloration
Müzikte özellikle cihazlardan kaynaklanan bozulmalar ve
renklendirmeler için kullanılan terimdir. İstenilen bir durum değildir.
Component Video
Her üç video sinyalinin ayrı ayrı taşınması mantığına sahip bir kablolama
sistemidir. Özellikle DVD ve görüntü birimleri arasındaki bağlantı için
kullanılır.
Composite Video
Tek bir konnektör vasıtası ile video sinyallerinin aktarımını
sağlayan kablo türüdür. Genelde sarı renkli bir RCA şeklinde tasarlanır.
Compression (Kompresyon)
Radyo kanalları tarafından kullanılan müzik sinyallerinin özellikle uç
frekanslardaki farklılıkları dengeleyen teknolojidir.
Crossover
Aslında bir elektronik devre olup, özellikle hoparlörlerin içerisinde
sürücülere gönderilecek frekansların ayrılmasına yarar.
DAB
Digital Audio Broadcasting Özellikle FM ve AM bantlarının doğasından
kaynaklanan sorunları yoketmeye ve ses kalitesini arttırmaya yönelik radyo
yayın standartıdır. Daha az sinyal istasyonu ile daha kaliteli ve daha fazla
veri içeren bir yayın yapılabilir. Ülkemizde de deneme yayınları
sürmektedir.
DAC
DAC (Digital to Analog Converter) dilimize dijitalden analoga dönüştürücü
olarak çevirilebilecek özel bir tanımlamadır. Özellikle CD'nin ortaya
çıkmasından itibaren, bu medyalara kaydedilen verinin dijital olması sebebi
ile, verinin analoga çevrilmesi amacı ile kullanılmaya başlanmıştır. Bir CD
çaların kasasına monte edilmiş halde olabileceği gibi ayrı bir cihaz olarak
da kullanılabilir. Özellikle ayrı kullanım profesyonel cihazlarda karşımıza
çıkar. Buradaki amaç CD okuma mekanizmasının mekanik titreşimlerinin ve
cihaz içerisindeki diğer elektronik bileşenlerin dijitalden analoga çevirim
sırasında etkileşimini minimuma indirmektir. Farklı teknolojilere sahip olsa
da, CD, SACD, DVD gibi tüm dijital kayıt platformlarında mutlaka kullanılır.
Pulse D.A.C. En yaygın kullanılan, üretimi en basit dijitalden analoga
dönüştürücü teknolojisidir. Özel analog filtre devreleri kullanılarak
kaynaktan gelen dijital sinyaller analoga çevrilir. Genelde maksimum 16
bitlik çeviricilerdir. Özellikle son yıllarda özellikle zamanlama konusunda
çeşitli sorunları bulunduğundan, kullanımı yavaş yavaş sona ermektedir.
Oversampling DAC. Geçmiş yıllarda özellikle CD okuyucularda kullanılan 16
bitlik dijitalden analoga dönüştürücü teknolojisinin 24 bit olarak
yenilenmiş versiyonudur. Bu sayede çok daha yüksek bir frekans aralığında
çevirim yapabilmektedirler. Bu sayede standart bir müzik CD'si bile çok daha
detaylı şekilde çalınabilmekte ve frekans zenginliği sayesinde analoga bir
adım daha yaklaşılmıştır. Dijitali analoga çevirme teknolojisinin
varoluşundan beri bulunan sorunlar hem bu tarz DAC'ların kullanımı hemde
farklı yeni teknolojiler ile (özel dış saat üniteleri gibi) büyük ölçüde
çözümlenmiştir. Hibrid DAC Farklı dijital-analog çevrim teknolojilerinin bir
arada kullanılarak olumlu yanlarından faydalanmayı hedefler. Teoriden öteye
gitmemiştir.
DAT
Digital Audio Tape şu an genel olarak sadece profesyonel kullanıcılar
tarafından kabul gören bir medyadır. Manyetik bant teknolojisinin
sayısallaştırılmış bir gelişmiş versiyonu olarak tanımlanabilir.
DCC
Digital Compact Cassette, Philips tarafından ortaya çıkartılan ve standart
kasetlere alternatif olarak sunulan bir dijital kayıt platformudur. Her ne
kadar piyasaya lanse edildiği dönemdeki rakiplerinden daha yüksek
standartlara ve kaliteye sahip olsa da, hiçbir zaman yaygın hale
gelememiştir.
DDD
Dijital > dijital > dijital yani kaydın, mastering ve saklama işleminin
tamamen dijital olarak yapılmış olması anlamına gelir. CD kapaklarında
tanımlama amacı ile kullanılmaktadır.
Desibel (dB)
Ses basıncında oluşan farklılığın ölçülebilmesi için kullanılan birimdir.
Logaritmik bir değer olduğu için daima iki değer arasındaki
karşılaştırmadır. Bunun sonucu olarak da, çoğu kez ölçülen güç değeri
değişik olmasına rağmen desibel sayısı aynıdır. Müzik sistemlerinde
sürücülere 1 metre uzaklıkta ölçülen basınç olarak kullanılır.
Digital output
Dijital sinyallerin harici bir DAC tarafından işlenmesi amacı ile
aktarımında kullanılan ve elektriksel karakterli ve optik olarak iki farklı
yöntemi olan bağlantı yöntemi.
Distortion (distorsiyon)
Ses sinyallerinde, cihazlar veya diğer çevresel faktörlerden dolayı
istenmeyen bozulmalar için kullanılan terimdir.
DLP
Digital Light Processing , özel mikroçipler vasıtası ile görüntü sinyalleri
üzerinde yapılan düzeltmeler ve düzenlemelerdir. Oldukça karmaşık bir yapıya
sahiptir.
Dolby 3 Stereo
Ev sinema sistemlerinde sağ ve sol kanala ek olarak centre hoparlörü de
devreye sokan standarttır. Günümüzde neredeyse hiç kullanılmamaktadır.
Dolby B, C ve S
Dolby tarafından geliştirilen okuma ve kayıt anında oluşan
istenmeyen gürültüleri önleme teknolojileridir. Son geliştirilen versiyonu
Dolby S’tir.
Dolby Digital
AC-3 olarak da bilinen ev sineması standardıdır. 5 ayrı dijital ses kanalı
ve alt frekanslar için ayrı bir kanal kullanılarak efektler yaratılır.
Dolby Digital Surround EX
Dolby Digital 5.1 olarak bilinen formatın geliştirilmiş halidir. Bu
standardın öncekisinden farkı daha gelişmiş bir decorder’in, farklı bir
amplifikasyon standartının ve arka merkez kanala bir yada iki adet ek
hoparlör eklenmesidir.
Dolby HX Pro
Dolby tarafından geliştirilmiş, kayıt ısırasında daha geniş bir frekans
yapınsın daha az gürültü ile kaydedeilmesi prensibine dayanan standart.
Dolby Labs
Özellikle sinema seslendirme ve gürültü azaltma teknolojileri ile tanınan
firma.
Dolby Pro-Logic
Dolby surround standartlarına bir ön merkez hoparlörün eklenmesi
oluşturulmuş bir standarttır. Bugün için neredeyse hiç kullanılmamaktadır.
Dolby Pro-Logic II
Dolby Pro-Logic’in oldukça geliştirilmiş yeni ve en son varyasyonudur.
Özellikle iki kanallı kaynak ve medyalardan gelen sesin çok kanala
dağıtılması amacı ile kullanılmaktadır.
Dolby Surround
Ön kanallara ek olarak kullanılan arka hoparlörler ile kullanılmaktadır. Ev
sineması formatları içerisinde en ilkelidir. Günümüzde kullanılmamaktadır.
Dijital
Tamamen sayısal veri saklama biçimidir. CD, DVD vesaire gibi medyalar,
dijital platformlardır.
Div-X
DivX, üstün sıkıştırma yöntemi ve kalite kaybını en aza indiren tekniğiyle
son yıllarda kullanıcılar arasında olağanüstü rağbet görmüş bir dijital
sıkıştırma formatıdır. İnternetin hızlanması ile kullanımı çok yaygınlaşmış
ve özel okuyucu cihazlar piyasaya sürülmeye başlanmıştır.
Dual mono
Entegre amplifikatörlerin içerisinde sanki monoblok gibi birbirinden
bağımsız olarak tasarlanmış olanlarına verilen isimdir.
DTS
Ev sinema sistemleri standartı geliştiricisidir. Dolby Digital standardının
tam karşılığıdır.
DTS ES Discrete 6.1
Tek gerçek 6.1 sistemdir. Tüm kanallar bağımsız ve arka merkez kanalı
eklenmiştir. Özel bir decoder’a ihtiyaç duyar.
DTS ES Matrix 6.1
Dolby Digital Surround EX’in birebir aynısıdır.
DVD
Digital Versatile Disc – günümüzde çok yaygın kullanılan dijital veri
saklama medyasıdır. Yerine geçecek standart için savaş başlamıştır.
DVD A
DVD’nin ses kalitesi arttırılmasına yönelik çalışmalar sonrasında
ortaya çıkan format.
Dynamic range
En alt ve en üst frekanslar anlamında bir sistemin veya komponentin
verebileceği veya iletebileceği genişlik olarak tanımlanabilir. Bu genişlik
sistemin sınırlarını belirler.
Electrostatik Hoparlör
İlk olarak 1956 yılında Quad firmasının sahibi ve tasarımcısı Peter James
Walker tarafından üretilmiş, daha sonra bir çok firma tarafından teknolojik
anlamda geliştirilmiş, çok özel bir hoparlör türüdür. Genel anlamda bir
elektrostatik hoparlörde 3 ana parça bulunur. En önemli parça, diyaframdır.
Bu özel plastik bir madde olabileceği gibi farklı maddelerin karışımdan
kompozit yapılarda kullanılabilir. Özellikle 2000'li yıllarda farklı
kompozit maddelerin bulunması ile bu tarz hoparlörlerde diyaframda oldukça
yenilikçi tasarımlar yapılmıştır. Diğer önemli parça ise statörlerdir.
Statör, diyaframın iki yanına yerleştirilir. Statörlerde genelde özel çelik
levhalar kullanılabileceği gibi, gene farklı metaller de kullanılmaktadır.
Özel voltaj yükleyiciler kullanılarak diyafram pozitif şarj edilir.
Statörlerde gelen sinyallere göre negatif şarj edilerek farklı kutupların
birbirlerini itme prensibine göre diyafram hareket eder. Karşıt güçler
çeker, benzer güçler iter. Diyafram sürekli ve pozitif şarjlıdır. Karşıt
kutuplarda şarjlı olan statörlerin kutupları sürekli değişerek diyaframı
hareket ettirirler.Statörler, amplifikatörden gelen sinyalin, özel
trafolarda ters kutuplarda sarj edilmesi ile, belirli bir voltajda elektrik
ile yüklenir. Bu yüklemeler ile, gelen sinyal diyaframda itme ve çekme
hareketini oluşturur. İşte bu sayede diyaframlar vasıtası ile ses oluşur.
Teorik olarak klasik hoparlörlerden çok daha etkili bir tasarım olmasına
rağmen üretiminin zorluğu, karmaşık teknolojik yapısı ve üretim maliyetinin
yüksekliği yüzünden asla çok yaygınlaşmamış ama özel örneklerinin mükemmel
ses kalitesi onları hi-fi tarihinde çok özel cihazlar haline getirmiştir. Şu
an özellikle Quad, Martin Logan, Akustat gibi firmalar tarafından
üretimlerine devam edilmektedir.
Flutter
Genelde pikaplarda oluşan devir sorunlarına genel olarak verilen isimdir.
Devrin çeşitli sebeplerle tutmaması durumudur. Bu soruna çözüm olarak pitch
adı verilen potansiyometreler kullanılarak devir tuturulabilir. Aynı sorun
kaset deklerinde de yaşanabilmektedir.
Frequency
Bir olayın belirli bir birim zaman içinde hangi sıklıkla tekrarlandığının
ölçümüdür. Teorik olarak bas sesler düşük frekansa, tiz sesler yüksek
frekansa sahiptir. Normal ibir insanın duyma eşiği, yaşa ve kişiye bağlı
olmakla beraber 16Hz to 20kHz.
Front End
Bir sistemdeki sinyal kaynakları (pikap , CD okuyucu vs) için kullanılan
İngilizce terim.
HDMI
High-Definition Multimedia Interface. Görüntü, ses, data ve hatta kontrol
sinyallerini taşımaya yarayan arayüzdür. Özelikle ses ve görüntü cihazları
arasındaki bağlantıyı sağlamak üzere geliştirilmiş yeni jenerasyon bir
bağlantıdır.
HDCD
High Definition Compatible Digital – CD’de daha iyi ses standart için
geliştirilmiş bir ses standartıdır. Uygun bir kaynak ile kullanılmak
zorundadır.
Hertz (Hz)
Frekans ölçü birimidir. Bir Hz bir sinyalin saniyedeki döngüsüdür.
Horn Speaker
Horn tipi hoparlörler, hoparlörler arasında en değişik ve özel tasarımlardan
bir tanesi hatta belki de en egzotik olanıdır. Türkçe'ye boru hoparlör
olarak çevirilebilir. Makelenin bundan sonrasında horn yerine boru
kullanılacatır. Ortaya çıkışları ilk amplifikatörlerin bulunmasına kadar
uzanır. 1923 yılında ilk triyod lambaların bulunmasının akabinde bu
yükseltilmiş sinyallerin ses dönüştürülmesi amaçlanan bir teknoloji
aranmaktaydı. Bulunan ilk çözümlerden bir tanesi boru şekline getirilmiş
metal diyaframların, titreşimler üreterek ses vermelerine dayanıyordu. Bu
ilk tip borular özellikle eski gramofonlarda kullanılmaktaydı. Bell
Laboratuarlarından iki mühendis 1927 yılında daha yenilikçi bir çözüm
geliştirmeyi başardılar. Farklı şekilde yüklenmiş elektrik sayesinde anlık
oluşan manyetikleşmeler ile ses üretebileceklerini buldular. Hoparlörlerin
dönüm noktası budur. İlk dönemlerden bu yana bir çok firma boru tipi
hoparlörler üretmiştir. Hatta bir kısmı üretimlerine devam etmekte, bir
kısmıda bu teknolojiyi sadece belirli frekansları kapsayan sürücülerde
kullanmaktadırlar. Boru tipi hoparlörleri üreten en önemli firmalar, JBL,
Altec Lansing, Klipsch, Lowther gibi firmalardır. Bugün bunlara sadece bu
konuda üretim yapan özel firmalarda katılmıştır ki, en önemlisi Avantgarde
Audio'dur. O yıllardan bugüne teknolojik olarak devamlı gelişerek üretilmiş,
en eski hoparlör tipi boru tipi hoparlörlerdir.En basit hali ile oldukça
hızlı bir sürücü hoparlörlerden gelen titreşimlerin konik bir boru
içerisinde daha fazla basınç oluşturarak büyültülmesi esasına göre çalışır.
Konik yapılı şekil ilk ortaya çıktığından bugüne kadar çeşitli
değişikliklere uğrasa da, ana şekli çok bozulmamıştır. Bu şekil teorik
olarak akustik sinyallerin değişimini sağlamaktadır. Zaten boru tipi
hoparlörlerin çalışma şekillerinin esası da budur. En önemli parça sürücü
hoparlördür. Genelde bütün frekans değerlerini iletebilen tek bir sürücü
özel hoparlör kullanılır. Bu da farklı ünitelerin kullanılmasından genelde
daha etkin bir çözüm üretir. Tüm zamanlama hataları ortadan kalkar. Bu
sürücünün oluşturduğu ses sinyalleri yani titreşimler borunu içerisinde
büyüyerek hoparlörden dışarıya çıkar. Alışılagelmiş bir hoparlör tasarımında
da en büyük farkı budur. Standart bir hoparlör üzerindeki sürücüler bu tarz
mekanik bir büyütme yapmazlar. Bu büyütme oranın büyüklüğünden dolayı teorik
olarak desibel kazançları yüksektir. Bu nedenle Single Ended
Amplifikatörlerle sürülmeleri daha uygundur.Boru tipi hoparlörler genelde
ses sinyalleri büyütürken bir değişime uğratırlar. Bunun yanısıra belirli
bir orandan daha fazla gürültü oluştururlar. Bu sebeple tasarımları ciddi
anlamda mühendislik çalışma gerektirmektedir. Bugün bazı hoparlör
üreticileri bu sorunları yenmeyi başarmış ve çok hassas cihazlar üretmeyi
başarmışlardır. Fakat ürünlerin fiyatları çok yüksek olduğundan
yaygınlaşamamıştır. Yüksek hızlı sürücü tasarımındaki sorunlar. Tüm frekans
değerlerini mükemmel olarak yansıtabilen bir tasarım neredeyse imkansızdır.
Bu nedenle özellikle alt frekans ses sinyallerinin farklı bir hoparlöre üst
ve orta frekansların ise tek bir sürücü hoparlörden aktarılması ile bu sorun
çözümlenmiştir. Bazı firmalar her üç grup ses frekansını ayrı hoparlörlerden
vererek 3 ayrı boru ünitesi kullanmaktadırlar. Sonuçta 1 hoparlör başına 3
adet boru düşmekte ve cihazın boyutları ve ağırlığı inanılmaz hale
gelebilmektedir. Diğer sistem bileşenlerinin maksimum kalitede olması
gerekliliği. Bir boru tipi hoparlör sürücüden gelen her sinyali büyütür.
Eğer bağlı olduğu sistemde örneğin bir dip gürültü var ise, bu gürültüyü de
büyüterek rahatsız edici hale getirebilir. Bunu önlemek için tüm sistem
bileşenlerinin, kablolama ve hatta elektrik sisteminin özel olarak
tasarlanmış olması gerekliliği, parasal değeri inanılmaz yükseltmektedir.
Hum
Özellikle pikap kullanımında oluşan dip gürültüye verilen isim.
Impedance (Empedans)
Elektrik özelliği. Düşük empedans kaynaktan daha yüksek akım gereksinimi
duyar. Dolayısıyla yüksek empedans‘ta daha az akım gereksinimi oluşur.
Buradan hareketle düşük empedanslı bir hoparlörün amplifikatör tarafından
daha zor sürüleceği anlamına gelir.
Line Level
Kaynaktan gelen sinyal eğer ki büyütülmek istenmiyor ise, kullanılan kaynak
seçiciye verilen isimidr.
Midband veya Midrange
Orta frekanslara verilen isimdir. Özellikle doğal olması istenilen bir
durumdur.
Minidisc
Sony’in geliştirdiği 74dakikaya kadar kayıt yapılabilen dijital medyadır.
Çok yaygınlıkla kullanılamamaktadır.
Monobloc (Monoblok)
Bağımsız yani pre amplifikasyon içermeyen tek kanallı güç amplifikatörüdür.
Bir stereo sistem oluşturabilmek için iki tane kullanılması gerekir.
Moving coil
pikap iğnesi tipidir. İngilizce Moving Coil kelimelerinin baş harflerinden
oluşturulmuştur. Türkçe’ye hareketli bobin olarak çevirilebilir. Özellikle
üretiminin maliyetli olması ve beraber kullanıldığı sistemin belli
özelliklere sahip olması gerekliliğinden dolayı daha az kullanılan bir iğne
türü olsa da, özellikle frekans aralığının genişliği ve yüksek ses
kalitesinden dolayı odyofil'ler tarafından tercih edilen bir iğnedir. Bu
iğne türünde mıknatıslar sabit durumda olup, iğnenin bağlı olduğu bobinler
plak üzerine kaydedilmiş izler sayesinde sabit mıknatıslar içerisinde
hareket ederek sinyali üretmektedirler. En düşük ses sinyali üreten iğne
tipi budur. Özellikle son yıllarda hareketli bobinlere sahip pikap
iğnelerine olan ilgi arttığından dolayı üreticiler, fono katlarında
hareketli bobin iğnelere destek vermeyen pre amplifikatörlerle
kullanılabilecek yeni bir MC iğne türevini de üretmişlerdir. Bu iğne aynı
çalışma mantığına sahip olsa da çıkış hassasiyeti MM iğneler ile aynıdır. Bu
sayede kullanımında özellikle 2000'li yıllarda artış olmuştur.
Moving magnet
MM iğne, plak üzerinde basılmış ses izlerini okuyan bir iğne
türüdür. Okunan izler sinyal haline gelerek, yükseltilmek üzere fono katına
gönderilir. MM iğne özellikle düşük fiyatları ve üretiminin göreceli olarak
MC iğnelere göre daha basit olması nedeni ile çok yoğun olarak
kullanılmaktadır. Fakat gerek frekans aralığı gerekse de hassasiyet, MC
iğnelerden biraz daha düşüktür. Özellikle giriş seviyesi pikaplarda yoğun
olarak kullanılırlar. MM iğnelerin ana özelliği, hareket halindeki
mıknatıslara sahip olmasıdır. İğne bu mıknatıslara bağlıdır ve sinyaller, bu
hareket sayesinde üretilirler. Hareket, iğnenin plak üzerindeki izler yani
girintiler sayesinde titreşmesi ile oluşmaktadır. İngilizce’de Moving Magnet
kelimelerinin baş harflerinden kısaltmadır. Türkçe’ye hareketli mıknatıs
olarak çevirilebilir.
MP3
Günümüzde çok yaygın olarak kullanılan dijital sıkıştırma
standardıdır. MPEG 1, layer 3 tanımlamasının kısaltılmışıdır. Özellikle
internetin yaygınlaşarak, hızlanmasından sonra yoğun şekilde kullanılmaya
başlanmıştır.
Nicam
Near Instantaneous Compressed Audio Modulation – Özellikle VHS video
döneminde kullanılan terim. Ses kalitesinde standart stereo kalitesinden
daha yüksek bir standarttır.
Ohm
Akım direnci için kullanılan ölçü birimidir. Hoparlörlerin empedans değerini
belirtir. Teorik olarak omajın düşmesi ile daha güçlü hoparlör tasarımları
yapılabilirken, amplifikatörlerinde elektrik tüketimi artar.
Oversampling
Dijital analog çeviricilerde kullanılan ve sinyal frekansını yükseltildiği,
istenmeyen sinyallerin ise filtrelendiği devre yapılarıdır.
Passive
Son yıllarda tekrar yaygınlaşmaya başlayan sinyalin hiçbir şekilde
büyültülmesine yönelik parça veya komponent kullanılmayan yapı. Bu sayede
teorik olarak seste bozulmanın veya etkinin minimize edildiği
düşünülmektedir. Ama pratikte kullanıldığı yapıda kullanılan komponentlerin
ile kalitesi ile ilintilidir. Özellikle pre amplifikatörlerde sıklıkla
kullanılmaktadır.
Pikap
Pikap, plaklar üzerine kaydedilmiş ses sinyallerini okumaya yarayan kaynak
cihazdır. Şasi, kol, tabla, motor ve iğne (MM iğne, MC iğne) ana
parçalarıdır. Plak üzerine, üretim aşamasında aktarılmış olan göz ile
görülemeyecek kadar ufak girinti çıkıntılar, okunarak ses sinyali
üretilmektedir. Genel olarak iki tipi bulunmaktadır:Pikap tablasının motor
tarafından direkt olarak döndürüldüğü tipler (direct drive) , motor torkunun
tablaya bir kayış vasıtası ile aktarıldığı modeller (belt drive). Günümüzde
en çok kabul gören ikinci tipte üretilen modellerdir. Hatta son yıllarda
motor ana şasinin dışına taşınarak, oluşabilecek titreşimlerin azaltılmasına
yönelik iyileştirmeler de sağlanmıştır.Çeşitli devirlerde üretilmiş plakları
okuyabilen farklı pikaplar üretilebildiği gibi genel olarak tüm formatları
destekleyen okuyucularda bulunmaktadır. Günümüzde özellikle 45 ve 33 1/3
turluk plaklar daha yaygın olsa da, 78 devirlik plakları da okuyabilen
pikaplar bulunmaktadır.
Phono stage veya phono pre amplifier
Her kaynak cihaz (CD çalar, teyp vesaire) bir çıkış sinyali üretir. Bu
standart sinyal gücü amplifikatöre giriş yapılarak yukseltilerek
hoparlorlere aktarilir. Bu noktada pikapların sinyal gücü tüm diğer
kaynaklardan daha azdır. Bu yuzden pikap iğnesinden gelen sinyal önce
yukseltilip amplifikatöre o sekilde aktarılmalıdırlar. İşte bu yükseltme
işlemi pre amplifikatörler tarafından phono katında yapılmaktadır.
Pikaplarda kullanılan MM iğneler ve MC iğneler için farklı yükseltme
seviyeleri bulunması gerekir. MC iğnelerin yapılarından kaynaklanan sinyalin
daha da az kuvvetli olma ozelligi bu tip iğne ile donatılmış pikapların daha
fazla yükseltme ihtiyacına sahip phono katları ile kullanılma durumunu
ortaya cikartir
Plak
PVC'den yani termoplastik malzemeden üretilen iki tarafına da kayıt
yapılabilen bir dairesel yapıdır. Pikaplarda okunarak, üzerine kaydedilmiş
ses izleri dinlenebilir. İlk plaklar 1880'lerde ortaya çıkmaya başladı. Bu
dönemlerde ebonit denilen oldukça kırılgan ve sıkıştırması zor malzeme
kullanılmaktaydı. 1890 ların sonlarına kadar bu malzemeden yapılmış plaklar
kullanıldı fakat Berliener tarafından geliştirilen yeni bir plastik maddenin
kullanılmasıyla kırılganlığı önlendi. Ayrıca gene bu yıllarda farklı
üreticiler tarafından farklı çaplarda üretilen plakların yerine ilk
standartlarda kabul edildi. Böylelikle genel olarak 78'lik denilen aslında
dakikada 78,26 devirlik plaklar standart hale geldi. Ülkemizde o dönem için
yeni bu üretim teknolojisi ile üretilmiş plaklara taş plak adı
verilmektedir. Ayrıca bu yıllarda 16 devirlik bir plakta ortaya çıkmış,
fakat pek tutulmamıştır. Aradan geçen yıllar boyunca plak kaydı
teknolojisinde çok sayıda yenilik ortaya çıkmasına rağmen plakların
yapısındaki asıl değişiklikler 20. yy da olmuştur. Özellikle 78 devirlik
plaklarda sadece 4 dakika civarında kayıt yapılabilmesi ve kırılgan olmaları
çeşitli arayışları ve araştırmaları hızlandırmaktaydı. işte bu nokta da
Amerikan Colombia firması tarafından yapılan çalışmalar sonucunda 33'lük
tabir edilen plaklar ortaya çıktı. Bu plakların gerçek devirleri 33 1/3
devirdir. Bu plakların üretiminde özel bir plastik reçine kullanılmaktaydı.
Bu sayede kolaylıkla kırılmaları önlendi ayrıca gelişen kayıt
teknolojisininde yardımıyla gürültü oranları düşürülerek, müzik kalitesi de
büyük ölçüde artırıldı. 33 devirlik plakların hemen ardından 1949 yılında
Victor şirketi tarafından 45 devirlik plakların ortaya çıkması ile genel
anlamda formatın gelişimi tamamlanmış, özellikle üretim ve üretimde
kullanılan malzemenin gelişimi bugün bile sürmektedir.Plak üretimde
kullanılan teknoloji özel pres yöntemidir. Özel kristal iğneler ile kazıma
yapılarak özgün plak hazırlanır. Bu plağın izleri tam tersi şeklinde özel
baskı ile üretimde kullanılacak kalıbın üretilmesinin akabinde özel baskı
makinelerinde hammaddenin kalıplara dökülüp, hızlıca soğutulmasıyla
üretilir. Yaklaşık 170 derecede kalıplara gönderilen polivinilklorür (plak
hammaddesi) soğtularak plak elde edilmektedir. Günümüzde farklı ağırlıklarda
üretilen plaklar olsa da en yaygınlıkla 33 1/3 ve 45 devirlik plaklar
üretilmeye devam edilmektedir.
PMPO
Peak Music Power, RMS müzik gücünü açıkcası şişirmek üzere kullanılan bir
terimdir. Genelde abartılı rakamlar ile belirtilir.
Power amplifier
Kaynaklardan gelen ses sinyalnini preampli vasıtası ile geldiğinde
yükseltildiği amplifikatörlerdir. Sadece güç katları bulunur,
preamplifikasyon için ayrı bir cihaz kullanılır.
Power handling
Hoparlörlerin bağlanılacak amplifikatör ile sürülebileceği minimum ve
maksimum değerleri belirtmek için kullanılan değerlerdir. Genelde iki değer
şeklinde belirtilir.
Preamplifier
Preamplifikatör, kaynaktan (pikap, CD çalar gibi) alınan ses sinyallerinin
güç amplifikatörüne aktarılmadan önce kuvvetlendirildiği bir amplifikatör
çeşididir. Genel anlamda bir potansiyometre vasıtası ise, ses kontrolünün
yapıldığı, güç amplifikatörüne hangi kaynaktan sinyal yollanacağının
seçildiği bir mekanizmaya sahiptir. Bunların yanısıra ton kontrolleri (bas
ve tiz için), hoparlör balans ayarı gibi çeşitli ek işlevleri de içerebilir.
Özellikle 1990'lar ve 2000'li yıllarda ortaya çıkan "sinyal yollarında
mümkün olan en basit yapı" felsefesinin getirisi olarak bahsi geçen ek
işlevleri içeren tüm düğmeler kaldırılmıştır. Böylelikle sinyal yolunun
kısaltılması sağlanmış, mümkün olan en basit hale getirilmiştir.
Progressive Scan
Konvansiyonel TV görüntüsü 2 alandaki cizgilerin taranması ile oluşur. PAL
sisteminde 625 adet kullanılır. Progressive Scan teknolojisinde uygun
komponentler kullanılarak tüm alandaki çizgilerin bir kerede taranmasıyla
gözle görünür bir görüntü sinyali artışı sağlanmaktadır. Şu ana özellikle
NTSC sinyallerinin taranması konusunda hızlı bir ilerleme sağlanmış olsa da,
PAL konusunda da hızlı bir gelişim süreci yaşanmaktadır.
RDS
Radio Data System: veri aktarımı sistemidir. FM radyo kanalları tarafından
RDS uyumlu ekipmanlar kullanılınca ekranda görüntülenebilen kanal ismi ve
çeşitli bilgiler için kullanılan kısaltmadır.
RGB
En basit anlamı ile resmi oluşturan Kırmızı, Yeşil ve Mavi renklerin
İngilizce baş harfleri kullanılarak oluşturulan kısaltmasıdır.
Sampling rate
Bir dijital platformun sinyali örnekleme hızıdır. CD, DCC ve MiniDisc gibi
cihazlar saniye de 44.1kHz ile 44,100 arası örnekleme yapar. Örnekleme oranı
dijital bir platformun taşıyabileceği en yüksek frekans oranını belirler.
Scart
Avrupa standardı olarak ortaya çıkan 21 pine sahip ses ve görüntü
sinyallerini iki yönlü olarak taşıyabilen bağlantı standardıdır. En kolay
bağlantı şekli olduğundan genelde tercih edilmekte, fakat göreceli olarak
diğer bağlantı türlerine göre daha kayıplı olduğu varsayılmaktadır.
Shielding
Özellikle ev sineması hoparlörlerinde sık kullanılan bu tanımlama, başta
center hoparlörlerin televizyon ekranı üzerinde manyetik ve elektrik etsini
önlemeye yönelik bir teknolojidir. Bu forma sahip olmayan hopalör,
televizyon yanında kullanılırsa görüntüde bozulmalar oluşur.
Signal-to-noise ratio
Desibel birimi ile ölçülen, ses sinyalinin leveli ile istenmeyen
gürültü seviyesi arasındaki orandır. Yüksek rakam, gürültünün daha az
olacağını simgeler.
Stylus
Bir pikap kartuşunda, değişebilir kısım stylus olarak adlandırılır. Bu kısım
genelde iğneyi ve kartuşa bağlantıyı sağlayan iletken bir kısmı içerir.
Kartuşun sadece iğnesinin değişebilmesi çoğu zaman ekonomik bir çözüm olarak
karşımıza çıkar.
Subwoofer
Genelde ev sinema sistemlerinde kullanılan ve alt frekans seslerin
üretimi için kullanılan hoparlör sistemidir. Genelde aktif yani kendi içinde
ses sinyalinin büyütülebildiği bir ampli olan versiyonu kullanılır. Kendi
bağımsız amplisine sahip olmayan pasif tipleri de bulunmaktadır.
Super Audio CD
Sony ve Philips tarafından geliştirilmiş Direct Stream Digital (DSD)
teknolojisini kullanılarak standart CD’nin yerini alması amacıyla üretilmiş
dijital medyadır. Standart bir CD okuyucu ile okunamamakta, bu standartta
üretilmiş okuyucular kullanılmaktadır.
S-Video
Renk bileşenleri ve parlaklığın ayrı kanallar ile aktarıldığı bağlantı
türüdür. Scart standartına göre çok daha yüksek bir görüntü kalitesi
sunmaktadır.
Tape Loop
Özellikle kaset dekleri gibi kayıt yeteneği olan cihazlar için
kullanılan devre ve soket sistemidir. Bu sayede herhangi bir kaynaktan,
kayıt yeteneği olan cihaza sinyal aktarımı sağlanabilir.
THX
LucasFilm tarafından ev sineması standartlaşmasına yönelik bir terimdir.
Sadece özel yeterliliğe sahip ürünlere verilen THX logosu diğer
standartların yükselmesi ile şu an için çok kullanılmasa da, özellikle
firmaların amiral gemisi cihazlarında kullanılmaktadır.
THX Ultra
THX laboratuarları tarafından Dolby Digital Surround EX sistemine verilen
isimdir. Aynı terim DTS-ES içinde kullanılabilir. En önemli özelliği arka
kanalda çift hoparlör kullanılmasıdır.
Tonearm
Bir pikabın kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden birisidir.
Plak izlerinin kullanılabilmesi için iğneyi kontrol eden bölümdür. Türkçe’de
kol kullanılır. Bir çok farklı versiyonu kullanılmaktadır.
Treble
Yüksek frekanslardır. Tiz olarak frekans olarak Türkçeleştirilmiştir. .
Triamping
Bi amplingle aynı mantık olup sadece üç yollu hoparlörlerde bu bağlantıya
uygun girişler var ise kullanılabilir. Her sürücü ayrı bir ampli ile
beslenmekte olup çok masraflı olmasından dolayı kullanılmamaktadır. Bu
bağlantı şeklinde üç adet stereo power ampli veya altı adet monoblok power
amplifikatör kullanılması gerekmektedir.
Tweeter
Ozellikle tiz veya yüksek frekansları üreten hoparlör sürücüsü
tipidir.
Vacuum Tube
Hi-Fi terminolojisinde lamba. Aslında İngilizce'den vakumlu tüp olarak
çevrilebilecek olan terim zamanla değişerek lamba olarak yerleşmiştir. Müzik
sistemlerinde özellikle amplifikatörlerde bir yükseltme ünitesi olarak
kullanılmaktadır. Elektrotlar, vakumlanarak havası alınmış cam tüp
içerisinde bulunur, filaman yardımıyla ısıtılan elektrotlar elektron yaymaya
başlarlar. Anot ve katot arasındaki bu elektron akışı sayesinde sinyaller
yükseltilir.Son yıllarda amplifikatörler dışında, CD okuyucular gibi çeşitli
kaynak cihazlarda da kullanılmaya başlanmıştır. Uzun yıllar farklı ülkelerde
üretildikleri için, hemen her ülkede farklı kod sistemleri kullanılır. En
çok bilinenler, Amerikan ve Avrupa kod sitemleridir. Bu kod sistemlerinin
birbirine çevrilmesi amacıyla tablolar kullanılmaktadır. Ayrıca bu kodlar
lamba hakkındaki ana karakteristikleri ve soket tiplerini de verir.Ortaya
çıkmasından itibaren vakumlu tüpler çeşitli elektronik cihazlarda da
kullanılmaya başlandı. İlk olarak askeri iletişim araçları (telsizler) ve
hastanelerdeki kimi cihazlarda kullanılırken, zamanla kullanım alanı
genişledi. Ses sinyalinin yükseltilebileceğinin bulunması ile hifi alanında
da kullanılmaya başlanmış ve transistörler keşfedilene kadar kullanımda
kalmıştır. Transistörlerin yaygınlaşması ve ucuzlaması sonucunda bile
tamamen ortadan kalkmamış, bu yapıya sahip ekipmanların üretimi devam
etmiştir. Özellikle Hi-Fi sektöründe sıcak ses verdiği için günümüzde de
kullanılmaya devam etmektedir. Bazı modern ekipmanlarda rastlamak olasıdır.
Dünya çapında önemli fabrikalar lamba üretimine devam etmektedir. Örnek
olarak, Rus savaş uçaklarından Mig-29'un iletişim sistemlerinde hâlâ lamba
kullanılmaktadır.Lambalar içlerindeki plakaların sayılarına göre
isimlendirilirler. Bu plakalar aslında elektrottur. Örneğin triyodlarda üç
elektrot, diyotlarda ise iki elektrot kullanılmaktadır. Bu şekilde latince
olarak isimlendirmeleri yapılmıştır. Farklı kullanım amaçları için farklı
özelliklere sahip lambalar üretilmiş olup, sinyalleri çeşitli oranlarda
büyütebilen farklı çeşitleri olabildiği gibi, elektrik akımını düzenleyenler
de bulunmaktadır.
Watt
Müzik sistemleri için güç ölçüsü birimidir. Fazla olmasından ziyade,
kalitesi önemli olmasına rağmen genelde hep yüksek watt’lı sistemlere talep
oluşur.
Wavelength
Bir ses dalgasının uzunluk birimidir.50 Hz’deki bir sesin
waveleght’i 6,9m civarındadır.
Widescreen
14:9 ile 16:9 oranları arasında değişen, gerek medya gerekse de
hardware tarafından desteklenen günümüzün populer ekran boyutu. 4:3
konvansiyonel ekran boyutunun yerini hızla almaktadır.
Woofer
Özellikle bas veya alt frekansları üreten hoparlör sürücüsü tipidir.

Hifi Sözlük yazısı Hakan Cezayirli tarafından yazılmış olup, yazının lisanslaması Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 Unported License
ile yapılmıştır. Lisans hakkında daha ayrıntılı bilgi için http://stereomecmuasi.com/lisans.htm sayfasını ziyaret ediniz.
|